Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP)
2 proje
-
Elma Posası ve Arpa İlavesi ile Hazırlanan Fermente Ürünün Dunaliella salina ile Zenginleştirilmesi: Artemia nauplii Beslenmesi ve Zebra Balığı (Danio rerio) Larvalarındaki Akut Etkiler Protokol İmzalandı
- Yürütücü
- Öğr. Gör. Dr. Kayahan YILMAZ · Malkara Meslek Yüksekokulu
- Tür
- Öğrenci Araştırma Desteği Projeleri
- Süre
- 2026-06-09 – 2026-12-09
- Proje no
- NKUBAP.55.DPÖ.26.797
Özeti göster
Bu çalışma, tarımsal ve gıda endüstrisi yan ürünleri olan elma posası ve arpa kırığının biyoteknolojik yöntemlerle yeniden değerlendirilmesi ile elde edilen fermente bir ürünün, yüksek β-karoten üretim kapasitesine sahip ve besleyici bir mikroalg olan Dunaliella salina ile zenginleştirilerek su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanımını incelenecektir. Araştırma kapsamında, hazırlanan bu özel karışım ile beslenen Artemia nauplii canlı yemlerinin besinsel değerindeki artış ve bu yemlerin zebra balığı larvalarının gelişimi üzerindeki etkileri analiz edilecektir. Zenginleştirilmiş yemlerin etkinliğini test etmek amacıyla model organizma olarak zebra balığı (Danio rerio) larvaları kullanılacaktır. Proje süresince larvaların gelişim performansı ve hayatta kalma oranları detaylı biçimde analiz edilecektir. Büyüme ve Gelişim Performansı; Larvaların boy, vücut genişliği ve notokord uzunluğu gibi morfometrik ölçümleri stereomikroskop altında dijital olarak düzenli aralıklarla kaydedilecek; böylece beslenme rejimlerinin larval gelişim üzerindeki etkileri objektif biçimde değerlendirilecektir. Hayatta Kalma Oranları; Zenginleştirilmiş diyetin larvaların sağkalım oranlarını ne ölçüde artırdığı kontrol gruplarıyla karşılaştırılacak ve istatistiksel analizlerle doğrulanacaktır. Bu kapsamlı değerlendirme süreci, yalnızca besin değerinin artırılmasını değil, aynı zamanda yeni diyetin biyolojik güvenilirliğinin ve toksikolojik etkilerinin de ortaya konmasını sağlayacaktır. Proje, atık ürünlerin geri kazandırılmasıyla elde edilen ekonomik yem desteklerinin, katma değerli ürünlere dönüştürülmesini sağlayacak ve balık larvalarının sağlığı ve fiziksel gelişimi üzerindeki akut etkilerini bilimsel verilerle ortaya koymayı hedeflemektedir. Sonuç olarak bu araştırma, sucul ekosistemlerde sürdürülebilir besleme stratejileri ve yüksek katma değerli biyokütle üretimi için yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Böylece sürdürülebilir üretim anlayışıyla çevresel fayda sağlanırken, aynı zamanda balık yetiştiriciliğinde verimliliğin artırılması hedeflenmektedir
-
Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Organik Tarımın Zorlukları ve Gelecek Stratejileri Proje Sonuçlandırıldı
- Yürütücü
- Öğr. Gör. Dr. Kayahan YILMAZ · Malkara Meslek Yüksekokulu
- Tür
- Sosyal Sorumluluk Desteği Projeleri
- Süre
- 2024-09-17 – 2025-03-17
- Proje no
- NKUBAP.55.SS.24.596
Özeti göster
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişen bilim, teknoloji ve sanayi ile buna bağlı olarak değişen kırsal kalkınma ve üretim anlayışı, tarımsal faaliyetlerin gerçekleşme şeklini değiştirmiştir. Yeni üretim metotları sonucu çevre ve insan sağlığı bozulmuş ve gelinen noktada bilim insanları organik tarıma yönelmiştir. Ülkemizde 1980’li yıllarda başlayan organik tarım uygulamaları, 1994 yılında organik tarım yönetmeliğinin yayınlanmasıyla önemli ölçüde gelişme göstermiş ve yönetmelik son olarak 2018 yılında düzenlenmiştir. Ülkemiz toprak ve su kaynakları, iklimi, ürün çeşitliliği bakımından organik tarıma elverişli koşullara sahip olması dolayısıyla organik tarımın yıllar içerisinde nasıl bir ilerleme gösterdiğini ve bugün ne aşamada olduğunu görebilmek amacıyla bu çalışma hazırlanmıştır. Türkiye’de 1990 yılında 1.037 ha alanda 313 çiftçi ile 8 organik ürün üretilmiştir. Son verilere göre 73.563 çiftçi 626.885 ha organik tarım alanında 2.371.612 ton organik ürün yetiştirmiştir. Ayrıca üretimi yapılan organik ürün çeşidi de 213’e çıkarılmıştır. İhracat durumuna bakıldığında toplam ihracat miktarının 111.690.675 ton olduğu ve bu ihracat miktarının önemli bir miktarını 41.633.896 tonla buğday ve buğday ürünlerinin oluşturduğu görülmektedir. İthalat verilerine bakıldığında ise toplam ithalat miktarının 175.865,85 ton olduğu ve en çok ithal edilen ürünün ise soya fasulyesi (tohumluk olmayan) (99.446 ton) olduğu bilinmektedir. Geçmiş yıllara göre organik tarım üretiminde önemli bir artış gözlense de Türkiye’nin tarım potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda bu artışın daha da artabileceği öngörülmektedir. Özellikle ülkemiz için sürdürülebilir tarım, ekolojik tarım, organik tarım gibi modern tarımsal üretim teknikleri en doğru olan yöntemler olup, bu konuda üreticilerin bilinçlendirilmesi mutlak bir zorunluluktur. Bu çalışma; Türkiye’nin genel konumu, çoğrafik koşulları, kirlenmemiş yapısı, bitkisel ve hayvansal ürün çeşitliliği, bölge koşullarına çok iyi adapte olmuş yerli hayvan varlığı, hayvancılık bölgelerinde doğal çayır ve mer’a alanlarının bulunması, artan yem bitkileri yetiştiricilik alanları ve yeterli iş gücüne sahip olması bakımından organik tarım için büyük bir öneme sahiptir. Sunulan bu projenin amacı genel bir durum tespiti yaparak Tekirdağ ili ve çevresindeki üreticiler ile üniversitemiz öğrencilerinin bu konuya dikkatini çekecek organik tarımla ilgili bir farkındalık yaratmak, zorluklarına ve gelecek stratejileri tartışmak suretiyle acilen atılması gereken adımların uygulamaya geçmesine katkı sağlamaktır. Bu katkıyı sağlamak adına proje kapsamında alanında uzman olan bazı yabancı ve yerli bilim insanları tek günlük bir toplantı yapılmak amacıyla yöredeki konuya ilgi duyan üretici, öğrenci, akademisyen ve özel sektör temsilcileri ile buluşturulacak ve proje çıktıları ulusal basın aracılığı ile ilgili kurum ve kuruluşlara iletilecektir.